İçeriğe atla

atölye notu · 12 temmuz 2026 · 4 dk

Bir sandalyenin üç hâli

Kahvehane sandalyesini yeniden çizmek: önce kâğıt, sonra kalıp, en sonunda buhar.

Tire sandalyesi: buharla bükülmüş dişbudak, atölye zemininde portre çekimi

Tire pazarında gördüğümüz sandalyenin yüz yılı vardı belki. Arkalığı iki yerinden onarılmış, oturağı incelmiş; yine de sapasağlam duruyordu. Ustayla önünde biraz durduk. "Bunu bugün kimse böyle bükmez," dedi, "uğraştırır."

Uğraştırıyor. Dişbudak buharı sever ama affetmez: kalıba erken girerse kırılır, geç girerse geri açılır. İlk hafta dört kol kaybettik. Beşincisi kalıptan çıktığında atölyede kimse konuşmadı — kavis, çizimdekinin aynısıydı.

Ağaç keserken değil, beklerken tanınır.
— usta
İlk prova: oturak profili, atölye tezgâhında.→ Tire — sandalye, arşivde

Üç hâl şu: kâğıt üzerindeki çizgi, kalıptaki gerilim, ayaküstü ilk oturuş. Üçü birbirine benzemiyor; sandalye her seferinde biraz daha kendine geliyor.

fotoğraf yakında
Kalıp ve mengene.
fotoğraf yakında
Buhar kutusundan çıkan kol.

İlk altılı seri atölyede. Bundan sonrası oturmakla ölçülür: kahvenin başında, uzun masada, bir köşede. Sandalyenin defteri arşivde açık; her prova oraya işleniyor.